Title

body
 
xxx of yyy characters
Ülkücü Türk Gençliği

Watch this Topic   watch
Messages 

1-4 of 4

Close Topic

Reason

Message



 
Topic: Ben Senin Ananı Alıp Gitme İhtimalini Sevdim!!!
Sıcak ve uluslararası vip salonlarında vazgeçtim vatandaş olmaktan
ve evrak çantamda baharlı havyar kokusuydu makam...
Ben sana bir gün "artistik yapma lan" deme ihtimalini sevdim.
Meclisin çiğ köfte kokan, mısır lekeli yıllarında
Ankara’da petrol krizli sonbaharlar yaşanırdı o zaman kızmaya başladım herkese...
ve bu öfke öyle uzun sürdü ki, adam gibi öfkeleri özlemeye başladım sonra..
Bizim said nursi'lerimiz vardı...
Bir de rahlelerin üstüne yazı yazma imkânı...
yumurta kokan kimi arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
sağcılık oynamaya başladık..
Ben başbakan oluyordum sen maliye bakanı, geri kalanlar milletvekili...
Sarı boyalarla unut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk dil kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, a harfinden ampul figürleri türetmeyi..
Ankara’ya usul usul amerikan emirleri yağıyordu.
Ve açık-kapalı mekânlarda savaşmayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara’da hiç bağırmadım ben.
parti disiplin kurulunda tartışılan öfkem olmadı benim..
meclisçe gidilen ziyaretlerde canımızı sıkan çıkıntı vatandaşları saymazsak..
Ankara’ya usul usul nefret yağıyordu..
Ve çizmenin belli bir noktasını aşmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç öyle çizmem olmadı benim
ve hiç bir çizimi de mahkemesiz bırakmadım
karikatürlerin ortasında sevimli bir başbakan yüzüydüm sadece
sana ulanlar biriktiriyordum vatan bilgisi defterimde, ama sen yoktun
ben, senin beni kızdırabilme ihtimalini seviyordum, suni memleket ziyaretlerinde
özel uçak beni hep zamansız, amansızca bir doğu griliğine götürüyordu
ben, senin benimle Kasımpaşa’da atışabilme ihtimalini seviyordum.
Ben, senin ananı alıp gitme ihtimalini seviyordum.
Dip sıcağı koltuğa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
sonra uçak oluyordum, havadaki yolların çare bilmez sürgünü


ne yana baksam çiftçi ve vatandaş sanıyordum
mersin ovasının yalancı maviliğini
kızıveriyordum bir süre
yanımıza gelen kötü ağızlılarla yarışıyordum, yanağım uçak camının garantisinde
uçak oluyordum
bir şehirden bir iç şehre
vatandaşa yaklaştıkça büyüyordum.
Paranın sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
korkuyordum sonra iniyordum uçaktan
havaalanından şehir meydanına giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en kızgın,
ömrümün en sinirli yolunu koşuyordum.
çünkü sonunda hısım oluyordum, hasım kokuyordum sonunda..
Sıcak ve uluslararası vip salonlarında vazgeçtim vatandaş olmaktan
ve evrak çantamda baharlı havyar kokusuydu makam
ben seninle bir gün Van’daki bir kent meydanında
ben seninle sadece gelmek zorunda kalanların geldiği
bir yol üstü lokantasında
ben seninle, ağrı dağına pastörize yumurta kıvamında bakan
Doğubayazıt’ın herhangi bir toprak yolunda
ben seninle herhangi bir insan dilinin
kemiksiz coğrafyasında olma ihtimalini sevdim
ben senin, ananı alıp gitme ihtimalini sevdim!
Posted by ÖNCÜ 
Jul 23, 2008
12:59 AM
Avrupa Birliğine girmek isterse canın
Tutan yok seni ama hesap verirsin yarın
GörmÜyor musun Tayip bak ne olacak halın
Bedduamız tutarsa kalmayacak dermanın.

Sana oy verenlerin tak ettirdin canına
Millet ne diyor dinle gitme BushÂ’un yanına
Bakıyorum KıbrısÂ’ı sattın can dÜşmanına
Değer vermedin bize bari acı yatana
Beddua kaçınılmaz şu Kıbrıs’ı satana.
Posted by ÖNCÜ 
Jul 23, 2008
9:01 AM
tayyip, amerika ziyaretinde bushla girdiği sidik yarışında ter dökmektedir.en son bush’’biz ölüyü diriltebilecek noktaya geldik’’ dediğinde,bizimki altta kalmamak için atlar:’’ben ve kabinemdeki tüm bakanlarım 100m’yi 3 sn de koşuyoruz’’

iki ay sonra bush’un yaklaşan iade-i ziyaretini bekleyen tayyip çok tedirgindir.en güvendiği danışmanıyla dertleşir:’’rezil olcaz,mahvolduk!’’

danışman cevap verir:’’endişelenmeyin sayın başbakanım.bush’u alıp anıtkabire götürür ve Atatürk’ü diriltmesini istersiniz.diriltemezse rezil olur.yok eğer diriltirse...siz zaten 100m’yi 3 sn de koşarsınız!’’
Posted by ÖNCÜ 
Jul 24, 2008
1:02 AM
birisi taksim’de duvara bir metrelik harflerle "tayyip’ten cumhurbaşkanı olmaz" yazmış.



adama 10 yıl ceza vermişler. bir yılı, kamu malına zarar vermekten, dokuz yılı da devlet sırrını açıklamaktan.
Posted by ÖNCÜ 
Jul 24, 2008
1:06 AM
1-4 of 4


Select Language